E - 471 GIDALARDAKİ KATKI MADDESİ
16/2/2006
Dağa önce bloğumda yayınladığım Gıdalardaki Katkı maddeleri ile ilgili yazımdan sonra . bir arkadaşımız yaptığı yorumda E-471 katkı maddesi ile ilgili bir soru yöneltmişti. E-471 in domuz yağı olup olmadığı hakkında bende bu soruya istinaden bu yazıyı yazdım ve tüm blokcularla paylaşmak istedim. Umarım sizlere birazda olsa faydası dokunur.
E-471
E471 emülsifier amaçla bir çok gıdada kullanılan bir katkı maddesi bu katkı maddesinin kimyasal ismi mono ve digliseritler bu maddde bitkisel yağ içeren gıdalarda doğal olarak mevcut fakat sanayi de kullanlmak için elverişli değil çoğunlukla hayvansal yağların hidrolizasyonu sonucu elde ediliyor ve katkı maddesi olarak bu formu kullanılıyor.
Şu anki mevcut hayvancılık buna cevap veriyordur.Müslüman bir ülkedede bu tür art niyetli insanlar ender olsa gerek, bu sebepten dolayı E471 katkı maddesi var olan etiketli ürünün domuz yağı ihtiva etmesi olanaksızdır. Bu şartlarda tüketici olarak yapabileceğimiz tek şey güvenli ve denetimli markaları tüketmek aksi takdirde bir takım aşırı uç kesimler özellikle dinimizi kullanarak bir çok ürün için aynı şeyleri söylemektedirler.(bakýnýz:google---E471)
Emilsüfiyer özellik taşıyan bu mono ve digliseritler sadece gıda da değil kozmetik ve diğer sektörlerdede kullanýlmaktadır.
Kanserojen değildir.
Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!
14 yorum yazılmıştır
2009-10-15 00:55:53 - E471
Yazan: isimsizArkadas imkannsiz oldugundan bahsetmis, cünkü Türkiyede Domuz yetistirilmiyor zannediyor. Türkiye icersinde 300 bin Ton domuz eti satiliyor, bu et nerde üretiliyor bir cok firmanin Türkiye genelinde Domuz ciftlikleri var.
Yani diyecegim su ki bu imkan mevcut Türkiyede.
Türkiyede bilmeden bir cok insan et aliyor ama helal olup olmadigi tartisilir.
Bağlantı - -
2009-02-10 17:03:29 - e 471
Yazan: ekrem orhane 471 in domuz yağından olmadığını ancak olabileceği söyleniyor.peki şöyle sorayım.evet Türkiyemizde domuz yetiştirilmiyor olabilir ancak yabancı ülkelerin mallarından olan pringles'ın içinde de e 471 bulunuyor.pringles bir belçika malıdır ve belçika da hristiyan bir ülkedir.demem o ki pringles ı üreten hristiyan,bu ürünün içine domuz yağı koyma oranları daha doğrusu içindekiler kısmındaki e 471 in domuz yağı olma olasılığı nedir beni bilgilendirirseniz sevinirim.msn adresim blackeagleeko@hotmail.com
Bağlantı - -
2009-02-10 17:02:03 - e 471
Yazan: ekrem orhane 471 in domuz yağından olmadığını ancak olabileceği söyleniyor.peki şöyle sorayım.evet Türkiyemizde domuz yetiştirilmiyor olabilir ancak yabancı ülkelerin mallarından olan pringles'ın içinde de e 471 bulunuyor.pringles bir belçika malıdır ve belçika da hristiyan bir ülkedir.demem o ki pringles ı üreten hristiyan,bu ürünün içine domuz yağı koyma oranları daha doğrusu içindekiler kısmındaki e 471 in domuz yağı olma olasılığı nedir beni bilgilendirirseniz sevinirim.msn adresim blackeagleeko@hotmail.com
Bağlantı - -
2008-01-23 14:11:51 - sikayet
Yazan: isimsizbiz yurt disinda yasiyoruz hangi ürünün güvenli oldugunu nerden bilelim hem her kefadan bir ses cikiyor hergün farkli bir üründe katki oldugu söyleniyor kafamiz karisti neden hicbir site tam arastirma yapip bizlere yardimci olmuyor
Bağlantı - -
2007-10-14 22:39:06 - e471
Yazan: dikkatgaziosmanpaşada büyük bir domuz çiftliğinin olduğu resmi belgelerle isbatlanmıştır.. hatta bu çiftlikte mebzul mikdarda et üretimi yapılıyor.. hatta daha fazla bilgi edinmek isteyenleri reşit haylamaz ın -türkiye de domuz gerçeği- adlı kitabı tavsiye edebilirim....
Bağlantı - -
2007-03-16 14:05:21 - cvp
Yazan: umut1. dier yaziyi ekleyen kardesimiz bu Sadullah Demircioglunun kim oldugunu ya da bu bilgileri nerden edindigi yazarsa sevinirim,
2.türkiyeye pek cok ithal mal geliyor bunlarda domuz yagi olamaz mi
3.e471 benim bilgilerime göre soya yagindan yapilio, hayvan yaginin kullanilmasi soyanin ucuzlugu sebebiyle tercih edilmio, bu dogru degil mi?
Not: Dünya Islami Helal Gida Komitesinin verdigi bilgilere göre e471 iceren maddeler (mesela ekmek) vejeteryan gidaya yani hayvansal gida icermeyen gida maddelerine dahil.
Bağlantı - -
2006-06-10 10:12:05 - BILGI
Yazan: isimsizE 471 YORUMUNUZ ICIN TESEKKURLER. ACABA SENEDE TURKIYE DE 2.5 MILYON DOMUZ ETI TUKETILDIGI BILIYORMUYDUNUZ? BU DURUMDA ACABA TURKIYE DE UCUZ ET VE SUCUK,SALAM,SOSIS NASILSATILIYOR VE BU TUR GIDA MALZEMELERI NASIL ETDE EDILIYOR
Bağlantı - -
2006-05-14 15:32:35 - domuz yağı
Yazan: omercihanozsahin@mynet.combir siteden okuduğum yazı aşağıdaki gibidir. doğrusu kime inanacağımı bilemiyorum.içinde gayet ikna edici şeyler var. lütfen inceleyip bir cvp yazarsanız çok memnun olurum.teşekkürler
Haramdan azami sakınan mütedeyyin Müslümanların evine dahi haram ihtiva eden mamuller rahatlıkla girmektedir. Bunları salam, sosis, sucuk, jambon, kavurma, ayakkabı, fırça, sabun gibi maddelere direkt katılarak, margarin, helva, şekerlemeler, çikolata, bisküvi, peynir, maya gibi mamullere kimyasal katkılarla ve alkolsüz meşrubatlara etil alkol (çözücü) katılarak tüketmekteyiz. Hatta beslenme kültürünün mühim bir unsuru haline gelmişlerdir.
Helale-harama dikkat eden insanlar piyasadaki birçok ürünü araştırmak zorunda kalmaktadır. Güvendiği insanlara “bu caiz mi” sorusunu sık sık sormaktadır.
Meseleyi bir nebze zihinlerde netleştirmek için bu yazı kaleme alınmıştır. Bu makalede dünyevi (sıhhi) sebepler değil, dini (uhrevi) endişeler gözetilmiştir. Meselenin sağlık ciheti dikkate alınmamıştır.
Domuz, tarım ve hayvancılıkta ekonomik verimliliği en yüksek canlıdır. Dişinden bağırsağına, derisinden kıllarına kadar bütün vücudu kullanılır. Gıdadan sanayiye, deri mamullerinden kozmetiğe kadar her alanda kullanılması onu cazip bir hale getirmiştir.
Domuz, yılda ortalama 1-3 kez doğum yapabilir. Her batında cinsine göre 5-20 arası yavrulayabilir. Birkaç ayda 90-100 kg’a ve yetişkinliğinde 150 kg’a ulaşabilir. Yetişkin bir domuzun ağırlığının %30-%50’si arası yağdır. Bu hayvan çöp dahil hemen hemen her şeyi yiyebilir. Direncinin fazla olmasından dolayı yaşayacağı ortamların çok itinalı ve sıhhi olmasına gerek yoktur. Bu avantajlar dini endişesi olmayanları domuz çiftlikleri kurmaya teşvik etmiştir.
Domuzdan elde edilen başlıca mamuller; jelatin, lipidler, (yağ asitleri) deri, fırça kılı vesairedir.
Jelatinler: Mamul içinde stabilizör vazifesi yaparlar. Domuz derisinden ve kemiklerinden asidik yada alkali bir işlem uygulayarak elde edilirler. Katıldıkları mamule göre kremleştirici, bağlayıcı (yapıştırma), köpürtücü, stabilizatör (sabitleyici), kıvam arttırıcı ve emülgatör olarak kullanılırlar. Jelatinler sığır gibi diğer hayvanlardan elde edilse de domuza göre pahalıdırlar. Jelleştirici olan pektin ise elmadan yapıldığından sakıncalı değildir.
Emülgatörler: Farklı maddelerin birbirine homojen karışımlarını sağlar ve karışımı sabit (stabil) tutarlar. Bunların kıvam arttırıcı, kavrayıcı, form verici, kremleştirici, yumuşatıcı gibi vazifeleri vardır. En yaygın kullanılanları monogliserid (monoaçilgliserol) ve digliserid (diaçilgliserol)dir. Özellikle margarine formunu ve yumuşaklığını veren bu maddedir. Genellikle margarin yoluyla gıdalara girmekte ise de son zamanlarda artık direkt olarak katılmaktadırlar. E471, E472 (E472a,b,c,d,e,f), E473,…E479 arası kodlar bu lipidlere girer. Zannedildiği gibi burada ki E işareti emülgatörün E’si değil Europe (Avrupa) kelimesinin baş harfidir. Lesitinler (E322) ise mamül içinde emülsiyonu sağlar. Diğer bir deyişle maddelerin birbiri içinde dengeli (homojen) karışmasını sağlarlar. Hayvani olanları ve bitkisel olanları vardır. Soya, kolza, yerfıstığı ve mısır gibi bitkisel oldukları belirtilmezse kesinlikle sakınılmalıdır.
Hidrojene nebati (trans) yağlar; bitkisel yağların hidrojenli ortamda ısıtılmasıyla elde edilirler. Bunda amaç margarine form ve yumuşaklık vermek, donma derecelerini yükseltmektir (ne kadar hidrojene edilirse o kadar sertleşir) ve en önemlisi de standart bir lezzet verip tüketici bağımlılığını arttırmaktır. Trans (hidrojene) yağların yanma derecesi yükseldiğinden defalarca kullanılabilirler ve yüksek ısılara dayanabilirler. Hidrojene margarinde istenilen yumuşaklığı elde etmek için mamul içerisine mono ve digliseridler katılmaktadır.
Yukarıda bahsedilmemekle beraber tatlandırıcılar, mineleyiciler, lezzetlendiriciler, incelticiler, antioksidanlar, asitlik düzenleyiciler, koruyucu ve renklendiricilerin bazıları hem domuz hem diğer kaynaklardan elde edilebilirler. Bu maddelerde tam ayırım yapmak zorlaşmaktadır. Üretici firmaya göre hammadde değişmektedir.
Meşrubatlardaki mahsurlar: İmalatçı kanunen formülünün %5’ini gizleme hakkına sahiptir. Batıda ise bu%2’dir. Alkolsüz içecekler içerisine (formüle) direkt alkol katılmamaktadır. Ancak imalat esnasında yardımcı unsur (çözücü) olarak etil alkol kullanılmaktadır. Bilhassa meşrubatlarda kullanılan tat ve koku verici esansları çözmek için alkol kullanılır.
Endüstriyel kimyada alkol tahtını kurmuş ve tecrübeler alkol üzerinde yoğunlaşmıştır. Helal bir çözücü arayışı pek olmamıştır. Oysa alkole alternatif olarak su bazlı aromalarda propylen glykol (petrolden üretilir, domuz kökenli olanları vardır), yağ bazlı olanlarda ise triacetin kullanılabilir.
Domuz türevi mamullerin ve alkolün tüketilmesi haram olduğu gibi bu maddeler sosyal hayata bakan yönüyle de tahribat yapar. Şu bilinen bir gerçektir ki; dinin, iklimin, coğrafyanın sosyolojik yapıyı etkilemesi gibi beslenme kültürünün toplumlar üzerindeki tesiri de fazladır. Güzel hasletleri kaybedip yerine kötü huyların ikamesinde domuzun ihmal edilmeyecek bir hissesi vardır.
Haram gıdaların bilinçsiz tüketiciye kanuni boşluklar yada birtakım hileler kullanılarak yedirilmesi doğru değildir. Bu ihmale (ya da kasda) karşı alınacak önlemler şöyle sıralanabilir.
Birincisi: Vatandaşının ruh ve beden sağlığını korumakla vazifeli olan devletin alacağı tedbirlerdir. Mamulde kullanılan maddelerin sadece kodlarını ya da adını değil, menşeini yazma mecburiyeti getirilebilir ve bunlar denetlenebilir. Yahudi dininde helal anlamına gelen koşer (Türkiye Hahambaşılığı koşer sertifikası vermektedir) gibi bir denetleme Diyanet’e verilebilir. Bir üniversite bünyesinde her türlü mamulü tahlil edebilecek laboratuarın kurulup dileyen vatandaş şahsi müracatıyla tahlil yaptırabilmelidir.
İkincisi: Devlet, domuz mamullerine alternatif olabilecek ürün ve teknolojiler destekleyebilir. Ar-ge çalışmalarını destekleyebilir ve birtakım muafiyetler getirip helal ürünlerin önünü açıcı tedbirler alabilir. Domuz yağlarına alternatif olabilecek palm yağı (palmiye yada hurma yağı), Hindistan cevizi yağı ve kakao yağı gibi doymuş yağlar ve alkole alternatif olarak mevzu edilen kimyasallar sübvanse edilebilir.
Üçüncüsü: Sivil örgütlenmeler artabilir ve bilinçlenip bu konuları yakın takibe alabilir. Hukuki hak arama talepleri formalitelerden kurtarılıp kolaylaştırılabilir. Manevi tahribatı fazla olan bu mamuller hakkındaki tazminat taleplerinin tavanı yükseltilebilir.
Dördüncüsü: Tarihimizdeki en eski sosyal-sivil örgütlenme olan cemaatler bu konuya ciddi olarak eğilip bu ürünleri protesto edebilir. İnternet, medya ve şahsi ilişkiler kullanılarak belli periyotlarla mesele gündemde tutularak teyakkuz sağlanabilir.
Beşincisi: Sosyal hayatın en küçük topluluğu olan ailede alınabilecek tedbirlerdir ki, bunlar; fertlerin bilinçlendirilmesi, fenni (kimyevi muameleden geçmiş) mamullerin tüketiminin azaltılması olabilir. Hazır gıdalara alternatif olarak evde hazırlanmış tatlı, şekerleme, konserve ve kurutulmuş gıdalar tüketilebilir. Bu tarz bir beslenmeye yemek kültürümüz ve Türkiye’deki tarım çeşitliliği çok müsaittir. Tabii gıdalarla beslenmenin hem sıhhi hem dini faydaları elbette inkar edilemez.
Yukarıda geçen kimyevi maddelerin haricinde domuzdan mütevellit başka maddeler varsa da kullanımlarının az olması ve yazının uzamaması için bunlardan bahsedilmemiştir. E kodlu 362 madde içerisinde 103 maddenin domuz kaynaklı olabileceğini tespit ettik. Bunlardan (monogliserid ve digliserid gibi) bazı maddeler kesinlikle domuz menşelidir. Oysa bu maddelerin tamamı domuz harici kaynaklardan elde edilebilirler. Buna teknoloji müsaittir.
Sadullah Demircioğlu
sadullahdemircioglu@hotmail.comBu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Bağlantı - -
2006-04-10 03:58:16 - Kandil
Yazan: yagmurvetoprakMerhaba, kandilin kutlu, yüreğin umutlu, yaşamın mutlu olsun.
Bağlantı - -
2006-04-04 18:45:28 - TANIŞMA
Yazan: mehmetyagizMERHABALAR BANU HANIM NASILSINIZ ALLAH İYİLİK VERSİN SİTEME BEKLERİM HAAAA http://www.mehmetyagiz.com.tr.tc
Bağlantı - -
2006-04-03 12:55:24 - Başlıksız Yorum
Yazan: isimsizMerhaba,insallah dediginiz gibi bu katki malzemesinde domuz kullanilmiyordur ama süt danasi diye at,esek etlerinin satildigi yedirildigi domuz ciftliklerinin kol gezdigi ülkemizde ve bu konuda ya bilgisiz yada eli kolu bagli ne yapacagini bilemeyen halkimiza sadece varsayimlara dayanan bu yorumunuzu yazarak büyük bir vebalin altina girmiyormusunuz.
Bağlantı - -
2006-03-28 01:47:30 - mrb
Yazan: kentimbaşarılar
www.blogcu.com/denizkurdu34
www.blogcu.com/kentim/
www.turkiye.kentim.net ziyaretlerinizi bkleriz.Saglıcakla kalınız.
Bağlantı - -